TCK m.91/8, rıza dışı organ alma suçu (m.91/1) işlenirken mağdurun ölmesi halinde 'kasten öldürme suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını' belirtmektedir. Bu düzenlemeyi 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' kurumu (TCK m.23) çerçevesinde değerlendiriniz. Metnin madde gerekçesine yaptığı atıf bu konuda nasıl bir yorum sunmaktadır?
TCK m.91/8'deki düzenleme, ilk bakışta bir neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç (TCK m.23) gibi görünse de, ondan daha ağır bir sorumluluk hali öngörmektedir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçta, failin kastettiğinden daha ağır bir neticenin (ölüm gibi) en azından taksirle meydana gelmesi gerekir. Ancak TCK m.91/8, doğrudan 'kasten öldürme suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını' belirterek, failin en azından 'olası kastla' hareket ettiğini varsaymaktadır. Metinde, maddenin gerekçesine atıfla bu durum açıklanmıştır: 'Aslında bu durumda netice sebebiyle ağırlaşmış suç hâli söz konusudur. Ancak, bu tür fiilleri gerçekleştiren kişinin meydana gelen ölüm neticesi açısından en azından olası kastla hareket edebileceği düşünülmüştür.' Yani kanun koyucu, rızası olmadan bir insanın organını ameliyatla alan bir kişinin, bu eylemin ölüme yol açabileceğini öngörmesi ve bu sonucu 'olursa olsun' diyerek kabullenmesi gerektiğini, yani olası kastla hareket ettiğini kabul ederek, faili taksirle değil, kasten öldürme sorumluluğu ile (daha ağır cezalarla) yüz yüze bırakmıştır.