Metindeki Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararında, sanığın 'öz yönetim' açıklaması yapması eylemi ile daha sonra bölgede meydana gelen terör olayları (ölüm, yaralanma vb.) arasında neden 'nedensellik (illiyet) bağı' kurulamamıştır? Kararın bu konudaki analizini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140215

Yargıtay kararında, sanığın eylemi ile meydana gelen ağır sonuçlar arasında nedensellik bağı kurulamamasının temel nedeni, sanığın eyleminin bu sonuçları doğurmaya elverişli ve doğrudan sebep olabilecek nitelikte görülmemesidir. Kararda, nedensellik bağını açıklayan teoriler (şart teorisi, uygun sebep teorisi, objektif isnadiyet) tek tek ele alınmıştır. Yargıtay'a göre; 1) Sanık bu açıklamayı yapmasaydı bile terör örgütünün bu eylemleri zaten gerçekleştireceği, sanığın örgüt üzerinde eylemleri başlatacak veya durduracak bir hakimiyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 2) Karma uygunluk teorisi açısından, bir ilçe yöneticisinin yaptığı basın açıklamasının, haftalar süren çatışmaları, ölümleri ve yaralanmaları meydana getirmeye 'uygun ve elverişli' bir hareket olmadığı açıktır. 3) Objektif isnadiyet teorisi açısından ise, meydana gelen ağır neticeler 'failin eseri' değil, terör örgütünün kendi plan ve eylemlerinin, yani üçüncü kişilerin eseridir. Bu nedenlerle, sanığın eylemi ile sonuçlar arasında hukuken geçerli bir nedensellik bağı kurulamayacağı ve sanığın bu ağır sonuçlardan (TCK m.302) sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.