Daha önce bir sanıkla ilgili infaz hakimliği sıfatıyla disiplin cezasına yönelik bir karara katılan bir hakimin, daha sonra aynı sanığın asliye ceza mahkemesindeki davasına bakmaktan çekinmesi talebi, merci tarafından nasıl değerlendirilmelidir? Metindeki Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin E:2019/3476, K:2020/1091 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Metindeki Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararına göre, bu durumda hakimin çekinme talebinin kabul edilmesi gerekir. Kararda, CMK m.23 (Yargılamaya Katılamayacak Hâkim) ve CMK m.30/2 (Hâkimin Çekinmesi) hükümleri birlikte değerlendirilmiştir. Bir hakimin, aynı sanık ve olayla ilgili olarak daha önce infaz hakimliğinde bir karar (somut olayda disiplin cezasının reddi kararı) vermiş olması, o olayla ilgili bir kanaatinin oluştuğu ve görüşünün belirginleştiği anlamına gelir. Yargıtay'a göre, bu hakimin daha sonraki ceza yargılamasında önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalması muhtemeldir ve bu durum 'tarafsızlığını şüpheye düşürür'. Bu sebeple, 'adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak' olaya tamamen yabancı bir hakimin yargılama yapması gerekir. Dolayısıyla merci (Ağır Ceza Mahkemesi), bu gerekçeyle çekinme talebini uygun bularak kabul etmeli, reddetmemelidir. Kararda, merciin ret kararının kanun yararına bozulmasına hükmedilmiştir.