Hukuken geçerli rızaya dayanmaksızın yaşayan bir kişiden 'organ' almak ile 'doku' almak arasında TCK m.91/1 açısından ceza miktarı bakımından nasıl bir fark öngörülmüştür? Bu ayrımın gerekçesini tartışınız.
TCK m.91/1, hukuken geçerli rıza olmaksızın kişiden organ veya doku alınmasını suç olarak tanımlamış, ancak ikisi arasında ceza miktarı açısından önemli bir ayrım yapmıştır. Buna göre: - Kişiden 'organ' alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. - Suçun konusunun 'doku' olması halinde ise, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu ayrımın temel gerekçesi, eylemin kişinin vücut bütünlüğü üzerinde yarattığı tehlike ve zararın ağırlığındaki farktır. Organlar (kalp, böbrek, karaciğer vb.) genellikle hayati fonksiyonları yerine getiren ve alınmaları durumunda kişinin yaşamını veya sağlığını ciddi şekilde tehlikeye sokan veya kalıcı hasar bırakan yapılardır. Dokular (deri, kornea, kemik iliği vb.) ise genellikle yenilenebilir veya alınmaları hayati tehlike oluşturmayan yapılardır. Kanun koyucu, bu nedenle organ alınmasını daha ağır bir haksızlık olarak değerlendirmiş ve daha yüksek bir ceza öngörmüştür.