Bir ceza davasında, sanığın 14 yaşında olması, CMK m.50 uyarınca ifadesinin yeminsiz alınmasını gerektirir. Bu durum, sanığın mahkumiyetine karar verilmesine tek başına engel midir?
Hayır, tek başına engel değildir. CMK m.50/1-a, 'dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olanlar'ın yeminsiz dinleneceğini emreder. Bu, usuli bir kuraldır ve ifadenin delil olarak geçerliliğini ortadan kaldırmaz. Mahkeme, 14 yaşındaki bir çocuğun (suça sürüklenen çocuk veya tanık) ifadesini delil olarak değerlendirebilir. Ancak, ceza muhakemesinde 'delillerin serbestçe takdiri' ilkesi (CMK m.217) geçerlidir. Hakim, delilleri değerlendirirken, tanığın veya sanığın yaşını, anlama ve anlatma kapasitesini, beyanlarının tutarlılığını ve dosyadaki diğer delillerle uyumunu göz önünde bulundurur. 14 yaşındaki bir çocuğun beyanı, eğer dosyadaki diğer somut delillerle (örneğin, kamera kaydı, adli tıp raporu, diğer tanıkların tutarlı beyanları) destekleniyorsa, mahkumiyete esas alınabilir. Ancak, mahkumiyet sadece ve sadece çocuğun çelişkili veya desteklenmeyen beyanına dayanıyorsa, bu durum 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği bir beraat kararına veya Yargıtay tarafından bir bozma nedenine yol açabilir.