5607 sayılı Kanun m.3/8 uyarınca 'ihracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi'nin eylemi ile m.3/9'daki 'ihracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi gösteren' kişinin eylemi arasındaki temel fark, eşyanın fiziki hareketi açısından nedir?
İki suç arasındaki temel fark, eşyanın Türkiye gümrük bölgesini fiziken terk edip etmemesidir. 5607 s.K. m.3/8'deki suçta, ihracı yasak olan bir eşya (örneğin, tarihi eser, bazı endemik bitkiler) fiziken vardır ve fail bu eşyayı yasa dışı yollarla Türkiye sınırlarının dışına 'çıkarmaktadır'. Burada gerçek bir fiziki hareket ve ihracat söz konusudur, ancak bu ihracatın kendisi yasaktır. 5607 s.K. m.3/9'daki hayali ihracat suçunda ise, ya ortada fiziken hiçbir eşya yoktur ya da beyan edilen eşyadan farklı, daha değersiz bir eşya vardır ve fail, sahte belgelerle sanki değerli bir ihracat yapmış gibi göstererek devletten haksız teşvik almaya çalışmaktadır. Burada, ya hiç fiziki hareket yoktur ya da beyan edilenle fiziken gerçekleşen hareket arasında hileli bir fark vardır. Kısacası, ilki 'yasak bir ihracatın' kendisini, ikincisi ise 'sahte bir ihracatın' belgesini cezalandırır.