Telefonla dolandırıcılık suçunda, failin mağduru arayıp 'hesabınız terör örgütü tarafından ele geçirildi' demesi TCK m.158/1-L (kamu görevlisi olarak tanıtma) kapsamında mıdır, yoksa bu eylem TCK m.158/1-b (kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durumdan yararlanma) olarak mı değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140116

Bu eylem, genellikle her iki nitelikli halin de unsurlarını taşır ve uygulamada genellikle daha özel ve ağır olan TCK m.158/1-L'den hüküm kurulur. Ancak iki fıkra açısından da değerlendirilebilir: 1) TCK m.158/1-L (Kamu Görevlisi Olarak Tanıtma): Failler, genellikle bu yalanı söyledikten sonra kendilerini 'polis', 'savcı' veya 'MİT mensubu' olarak tanıtarak, bu sorunu çözeceklerini söylerler. Bu andan itibaren, eylem açıkça TCK m.158/1-L kapsamına girer. Mağdur, karşısındakinin kamu görevlisi olduğuna inandığı için dolandırılır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı da bu yöndedir. 2) TCK m.158/1-b (Tehlikeli Durumdan Yararlanma): 'Hesabınız terör örgütü tarafından ele geçirildi' yalanı, mağduru ani bir korku, panik ve çaresizlik içine sokarak onu bir 'tehlikeli durum veya zor şart' altına sokar. Fail, mağdurun bu panik halinden ve sağlıklı düşünme yeteneğinin zayıflamasından yararlanarak onu dolandırır. Bu açıdan fiil, TCK m.158/1-b'nin unsurlarını da taşır. Ancak, genellikle failler kendilerini kamu görevlisi olarak tanıttığı için, daha özel ve cezası daha ağır olan (alt sınır 4 yıl) TCK m.158/1-L hükmü tercih edilir.