5271 sayılı CMK'nın 46. maddesi uyarınca, bir avukatın, müvekkiliyle ilgili olarak öğrendiği sırlar hakkında tanıklıktan çekinme hakkı mutlak mıdır? Bu hakkın bir istisnası var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140113

Avukatın, müvekkiliyle ilgili öğrendiği sırlar hakkındaki tanıklıktan çekinme hakkı, kural olarak mutlaktır. Bu, avukatın 'sır saklama yükümlülüğü'nün bir gereğidir ve savunma hakkının temelini oluşturur. CMK m.46/1-a, avukatların bu sıfatları nedeniyle öğrendikleri bilgiler hakkında tanıklıktan çekinebileceklerini belirtir. Ancak, bu kuralın önemli bir istisnası vardır. CMK m.46/2'ye göre, 'tanıklıktan çekinebilecek olan bu kişilerin, tanıklık yapmaktan çekinmemeleri, tanıklık konusunun açığa çıkmasının kendileri veya başkaları için bir sakınca oluşturmamasına bağlıdır'. Avukatlar açısından bu durum, Avukatlık Kanunu'na göre yorumlanır. Avukatlık Kanunu m.36, avukatın sır saklama yükümlülüğünün, 'müvekkilin rızasıyla' kaldırılabileceğini belirtir. Dolayısıyla, eğer müvekkil, avukatını sır saklama yükümlülüğünden azleder ve tanıklık yapmasına açıkça rıza gösterirse, avukat tanıklık yapabilir. Müvekkilin rızası olmadan, avukatın bu konularda tanıklık yapması meslek etiğine ve kanuna aykırıdır.