Yargıtay, kendisini komiser olarak tanıtarak telefonla dolandırıcılık yapan sanığın eyleminin TCK m.158/1-L (kamu görevlisi olarak tanıtma) kapsamında nitelikli dolandırıcılık oluşturacağı ve bu nedenle görevli mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesi olduğu yönündeki içtihadını hangi gerekçeye dayandırmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140103

Yargıtay, bu içtihadını öncelikle TCK m.158'in açık lafzına ve ceza muhakemesindeki görev kurallarına dayandırmaktadır. TCK m.158/1-L, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmayı açıkça bir nitelikli hal olarak düzenlemiştir. 5235 sayılı Kanun'a göre, kanunda üst sınırı 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakma görevi Ağır Ceza Mahkemelerine aittir. TCK m.158'in temel ceza aralığı 3 yıldan 10 yıla kadar hapistir. Ancak (l) bendi için alt sınır 4 yıla çıkarılmıştır. Bu ceza miktarı, davanın Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesini gerektirir. Yargıtay'ın metinde atıf yapılan kararlarında (örneğin Y15CD-K.2018/6870) vurguladığı temel gerekçe de budur: 'eylemin... TCK’nın... 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması'. Yani Asliye Ceza Mahkemesi, kendi görevini aşan bir suç tipini yargılayamaz.