Bir hakimin, CMK m.30/1 uyarınca 'yasaklılığını gerektiren sebeplere dayanarak' çekinmesi ile m.30/2 uyarınca 'tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler ileri sürerek' çekinmesi arasında, merciin karar verme yetkisi açısından ne fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140097

Merciin karar verme yetkisi açısından temel bir fark vardır. CMK m.30/1'e göre, hakim CMK m.22'de sayılan mutlak yasaklılık hallerinden (örneğin sanığın kardeşi olması) birine dayanarak çekindiğinde, merciin (inceleme makamının) bu çekinmenin yerindeliğini denetleme yetkisi yoktur. Merci, hakimin beyanını yeterli görerek, 'bir başka hâkimi veya mahkemeyi davaya bakmakla görevlendirir'. Bu, zorunlu bir görevlendirmedir. CMK m.30/2'de ise, hakim CMK m.24'teki gibi tarafsızlığını şüpheye düşüren, ancak mutlak yasaklılık hali olmayan bir sebeple (örneğin sanıkla daha önce komşuluk ilişkisi olması) çekindiğinde, merci öncelikle 'çekinmenin uygun olup olmadığına karar verir'. Merci, hakimin ileri sürdüğü sebebin gerçekten tarafsızlığını şüpheye düşürecek nitelikte olup olmadığını takdir eder. Ancak uygun bulursa, başka bir hakimi görevlendirir. Yani ilkinde merciin takdir yetkisi yokken, ikincisinde vardır.