HMK m.412(4)'te düzenlenen 'tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu' itirazının ileri sürülememesi ne anlama gelmektedir? Bu kuralın tahkimin işleyişine etkisi nedir?
Bu kural, tahkim anlaşmasının geçerliliğinin, uyuşmazlığın fiilen ortaya çıkmış olmasına bağlı olmadığını ifade eder. Taraflar, bir sözleşme imzalarken, o sözleşmeden gelecekte 'doğabilecek' tüm uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüleceğini kararlaştırabilirler. Bu, tahkimin en yaygın kullanım şeklidir. HMK m.412(4), bir uyuşmazlık ortaya çıktığında taraflardan birinin, 'ama biz bu sözleşmeyi yaparken ortada bir uyuşmazlık yoktu, dolayısıyla tahkim şartı geçersizdir' gibi bir itirazda bulunmasını engeller. Bu kural, tahkim kurumunun öngörülebilirliğini ve etkinliğini artırır. Tarafların, sözleşme yaparken gelecekteki potansiyel riskleri yönetmek için bir uyuşmazlık çözüm mekanizması belirlemelerine olanak tanır. Uyuşmazlığın doğup doğmadığı veya tahkim şartının kapsamına girip girmediği gibi konuların karara bağlanması da, kural olarak, hakemlerin kendi yetkileri hakkındaki kararları (kompetenz-kompetenz) çerçevesinde değerlendirilir.