TCK m.158/2'de düzenlenen 'nitelikli dolandırıcılık' hali olan, 'Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden' kişinin eylemi, TCK m.255'teki 'nüfuz ticareti' suçundan nasıl ayrılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140044

İki suç tipi birbirine çok benzese de aralarında önemli farklar vardır. TCK m.158/2'deki nitelikli dolandırıcılık suçunda, failin kamu görevlileriyle gerçekte bir ilişkisinin veya onlar nezdinde bir hatırının olup olmamasının önemi yoktur. Önemli olan, bu yönde bir 'bahane' ve 'vaat' ile mağduru aldatarak haksız menfaat temin etmesidir. Fail, tamamen yalan söylüyor olabilir. Bu suçun mağduru, aldatılan vatandaştır. TCK m.255'teki 'nüfuz ticareti' suçunda ise, failin kamu görevlisi üzerinde 'nüfuz sahibi olduğu iddiasıyla', bir işin gördürülmesi karşılığında menfaat temin etmesi söz konusudur. Burada, failin gerçekten bir nüfuzu olup olmadığı yine önemli değildir. Ancak temel fark şudur: Nüfuz ticareti suçunda, menfaati sağlayan kişinin, işin aslında hukuka aykırı olduğunu bilerek ve bu aykırılığın failin nüfuzuyla aşılacağı düşüncesiyle hareket etmesi aranır. Dolandırıcılıkta ise mağdur, yaptırdığı işin meşru olduğuna inanır ve sadece kandırılır. Nüfuz ticaretinde ise menfaati sağlayan kişi de suçun bir parçasıdır ve faille birlikte kamu idaresinin güvenilirliğini zedelemektedir.