5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, 1 Haziran 2005 öncesi ve sonrası işlenen suçlar için nasıl bir ayrım yapmaktadır ve bu ayrımın temelinde hangi anayasal ilke yatmaktadır?
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun, bu tarihten sonra işlenen suçlara ilişkin adli sicil kayıtlarının tutulması ve silinmesi usullerini düzenler. Ancak, bu tarihten önce işlenen suçlar için bir geçiş hükmü veya özel bir düzenleme içermez. Bu noktada, ceza hukukunun temel ve anayasal bir ilkesi olan 'failin lehine olan kanunun uygulanması' ilkesi (Anayasa m.38, TCK m.7) devreye girer. Metinde de belirtildiği gibi, '1 Haziran 2005 tarihine kadar işlenen suçlarla ilgili bu Kanunlardan hangisi kişinin lehine ise o Kanun hükmü uygulama alanı bulacaktır.' Bu nedenle, 1 Haziran 2005'ten önce işlenmiş bir suça ilişkin adli sicil kaydının silinmesi söz konusu olduğunda, mülga 3682 sayılı Kanun ile yürürlükteki 5352 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri karşılaştırılır ve hangisi hükümlünün daha lehine sonuçlar doğuruyorsa (örneğin daha kısa sürede silinme imkanı tanıyorsa), o kanun hükmü uygulanır.