Bir ceza davasında, Cumhuriyet Savcısının, tanıklık yapması halinde davadaki 'objektifliğini' yitireceği ve bu nedenle iddia görevini yapamayacağı kabul edilmektedir. Bu durumun hukuki dayanağı ve gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140032

Bu durumun doğrudan bir kanun maddesi olmasa da, hukuki dayanağı ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'rollerin ayrılığı' ve savcının 'objektifliği' prensibidir. CMK'ya göre savcı, sadece sanığın aleyhine değil, aynı zamanda lehine olan delilleri de toplamakla ve adil bir yargılama yapılmasını sağlamakla yükümlü, objektif bir makamdır. Metinde de belirtildiği gibi, savcı bir davada tanık olduğunda, olay hakkında kişisel bir bilgi ve görgüye sahip olur. Bu durum, onun artık olaya dışarıdan ve tarafsız bir gözle bakmasını engeller. Kendi tanıklığının doğruluğunu ispatlama veya savunma eğilimine girebilir, bu da iddia makamının gerektirdiği objektifliği zedeler. Bu nedenle, bir davada tanık olarak dinlenmesi gereken bir savcının, o davada iddia görevini üstlenmemesi, dosyanın başka bir savcıya verilmesi adil yargılanma hakkının bir gereği olarak kabul edilir.