Yapı kayıt belgesi alınmış bir binanın malikinin, binanın depreme dayanıklı olmadığını bilmesine rağmen, bu durumu kiracıdan gizleyerek binadaki bir daireyi kiraya vermesi ve sonrasında binanın depremde yıkılarak kiracının ölmesi durumunda, malikin ceza sorumluluğu ne olabilir? 'Olası kast' ile 'bilinçli taksir' ayrımı çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #140029

Bu durumda malikin ceza sorumluluğu, 'taksirle ölüme neden olma' (TCK m.85) veya 'olası kastla öldürme' (TCK m.21/2 yollamasıyla TCK m.81) suçları kapsamında tartışılabilir. Ayrım, malikin zihinsel tutumuna göre yapılır. Eğer malik, binanın depreme dayanıksız olduğunu bilmesine rağmen, 'bir şey olmaz, deprem olmaz' gibi bir düşünceyle, yani neticenin gerçekleşmeyeceğine dair bir güvenle hareket etmişse, bu durum 'bilinçli taksir' olarak nitelendirilir. Bu durumda, öngördüğü neticenin gerçekleşmesini istememiş ancak gerekli dikkat ve özeni göstermemiştir. Ancak, eğer malik binanın dayanıksızlığını ve olası bir depremde yıkılabileceğini ve içindekilerin ölebileceğini kuvvetle öngörmüş ve bu riske rağmen 'olursa olsun, ben kiramı alırım' diyerek neticeyi kabullenmiş, umursamamış ise, bu durum 'olası kast' olarak değerlendirilir. Binanın dayanıksızlığının derecesi, malikin bu konudaki bilgisi ve uyarıları dikkate alıp almadığı gibi hususlar, bu iki manevi unsur arasındaki ayrımda belirleyici olacaktır. Olası kastın kabulü, çok daha ağır bir cezai sonuç doğurur.