Bir hakimin reddi talebi üzerine merci tarafından verilen 'ret kararının hukuki olup olmadığı'nın, ancak hükümle birlikte istinaf veya temyiz kanun yolunda incelenmesi, yargılama sürecine ve sanığın haklarına nasıl bir etki yapar?
Bu usul, yargılamanın hızını sağlamayı amaçlasa da sanığın hakları açısından bazı olumsuz etkiler yaratabilir. Hakimin reddi talebinin reddedilmesi ve bu kararın hemen denetlenememesi, sanığın veya diğer tarafın, tarafsızlığından şüphe duyduğu bir hakim tarafından yargılanmaya devam etmesi anlamına gelir. Yargılama süreci, taraflar nezdinde 'adil olmadığı' algısıyla devam eder. Eğer yargılama sonunda beraat kararı verilirse bir sorun kalmaz. Ancak mahkumiyet kararı verilirse, sanık bu mahkumiyet kararını istinaf veya temyiz ederken, aynı zamanda en başta yapılan 'hakimin reddi talebinin reddi kararının' da hukuka aykırı olduğunu ileri sürmek zorunda kalır. Eğer üst mahkeme, hakimin reddi talebinin haksız yere reddedildiğine karar verirse, bu tek başına bir bozma nedenidir ve tüm yargılamanın baştan itibaren yeniden yapılması gerekir. Bu durum, ciddi bir zaman, emek ve kaynak israfına yol açar.