AİHM'in Yüksel Yalçınkaya kararında, ByLock delilinin elde ediliş ve yargılamada kullanılış biçiminin AİHS m.6 (adil yargılanma hakkı) açısından da ihlal oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Bu ihlal kararının temelindeki argümanlar nelerdi?
AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında AİHS m.6 ihlaline karar verirken birkaç temel argümana dayanmıştır: 1) Delilin Elde Edilişinin Hukuka Uygunluğunun Denetlenmemesi: Başvurucunun, ByLock verilerinin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından hukuka aykırı olarak elde edildiği ve bu nedenle delil olarak kullanılamayacağı yönündeki itirazlarının ulusal mahkemeler tarafından etkili bir şekilde incelenmediğini tespit etmiştir. 2) Delilin Güvenilirliğinin Tartışılamaması: ByLock verilerinin ham halinin ve çözümlenme metodolojisinin savunma tarafına verilmemesi, bu delilin güvenilirliğinin ve doğruluğunun 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri çerçevesinde tartışılamamasına neden olmuştur. Savunma, kendisine sunulmayan bir delile karşı etkin bir savunma yapamamıştır. 3) Bireyselleştirme Eksikliği: Mahkumiyetin, sadece genel bir 'ByLock kullanıcısı' listesinde yer almaya dayandırılması, içeriklerin veya kullanım şeklinin başvurucu özelinde örgüt üyeliği kastını gösterecek şekilde analiz edilmemesi, adil yargılanma hakkının bir unsuru olan suçlamanın somutlaştırılması ve bireyselleştirilmesi ilkesini ihlal etmiştir. Bu nedenlerle AİHM, yargılamanın bir bütün olarak adil olmadığına karar vermiştir.