İHAM, Yüksel Yalçınkaya kararında, ByLock kullanımına dayalı mahkumiyetleri AİHS m.7 (kanunilik ilkesi) açısından 'öngörülemez' bulurken, bu uygulamanın hangi niteliklerini göz önünde bulundurmuştur? Yargılamanın 'objektif sorumluluk suçu' gibi görülmesi eleştirisini açıklayınız.
İHAM, Yüksel Yalçınkaya kararında, ByLock kullanımına dayalı mahkumiyetleri 'öngörülemez' bulurken, ulusal mahkemelerin yorumunun genişletici olduğunu ve kanunilik ilkesini ihlal ettiğini belirtmiştir. Mahkemenin göz önünde bulundurduğu nitelikler şunlardır: ByLock uygulamasını indirmenin ve kullanmanın tek başına suç oluşturmayacağı, suçun manevi unsuru olan 'örgüt üyeliği kastının' her bir sanık özelinde somut delillerle ortaya konulması gerektiği. İHAM, ulusal mahkemelerin, ByLock kullanıcısı olan herkesi otomatik olarak FETÖ/PDY üyesi kabul ederek, suçun sübjektif (manevi) unsurunu araştırmadan bir 'objektif sorumluluk suçu' yarattığını eleştirmiştir. 'Objektif sorumluluk', bir kişinin kastı veya taksiri olup olmadığına bakılmaksızın, sadece belirli bir fiili gerçekleştirdiği için sorumlu tutulması anlamına gelir ve modern ceza hukukunda kural olarak kabul edilmez. İHAM'a göre, her bir ByLock kullanıcısının örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu ve suç işleme kastıyla hareket ettiğini varsaymak, kanunilik ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerine aykırıdır.