5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m.3/9 uyarınca 'hayali ihracat' suçu nasıl oluşur ve bu suçun oluşumunda beyanname ile gerçekte ihraç edilen eşya arasındaki farkın yüzde kaçı aşmaması durumu, suçun oluşumunu engeller?
5607 sayılı Kanun m.3/9'da düzenlenen 'hayali ihracat' suçu, iki temel seçimlik hareketle oluşur: 1) İhracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstererek, ilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak. 2) Gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstererek, haksız bir şekilde teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak. Suçun temel amacı, devleti aldatarak haksız bir mali menfaat elde etmektir. Ancak fıkranın son cümlesi önemli bir istisna getirir: 'Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde' bu suç oluşmaz, bu durumda sadece 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre idari işlem yapılır. Bu, ticari hayattaki küçük ve makul hata paylarını suç kapsamı dışında tutmayı amaçlayan bir düzenlemedir.