Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki ayrıma ilişkin metinde geçen 'kastın muhtemeli olmayacağı' ve 'taksir derecesinde sübjektif sorumluluk' kavramlarını, ceza hukuku dogmatiği açısından açıklayınız. Bu, ne tür bir yasal değişiklik önerisi anlamına gelmektedir?
'Kastın muhtemeli olmayacağı' argümanı, ceza hukuku dogmatiğinde, kastın temel unsurunun 'bilme ve isteme' olduğunu, dolayısıyla 'muhtemel' veya 'olası' bir istemenin mantıksal olarak mümkün olmadığını savunan bir görüştür. Bu görüşe göre, fail bir neticeyi ya ister (doğrudan kast) ya da istemez. İstemediği ancak öngördüğü neticeler ise taksirin alanına girmelidir. Metindeki 'taksir derecesinde sübjektif sorumluluk' kavramı, bu görüşe dayanan bir yasal değişiklik önerisini ifade eder. Buna göre, mevcut 'olası kast' düzenlemesi (TCK m.21/2) kaldırılarak, bu kapsama giren fiillerin 'ağırlaştırılmış taksir' veya 'yoğun taksir' gibi yeni bir taksir türü olarak düzenlenmesi önerilmektedir. Metinde, özellikle çok sayıda ölüme yol açan bilinçli taksirli eylemlerde mevcut cezaların yetersiz kaldığı belirtilerek, olası kastın kaldırılması halinde dahi, taksirli suçlarda neticenin ağırlığına ve failin kusurunun yoğunluğuna göre çok daha ağır cezalar öngören kademeli bir 'taksir sorumluluğu' sistemine geçilmesi gerektiği savunulmaktadır.