Bir trafik kazasında failin eyleminin olası kast mı yoksa bilinçli taksir mi olduğunun belirlenmesinde, failin sürücülük deneyimi ve kullandığı aracın özellikleri gibi subjektif ve objektif unsurlar nasıl bir rol oynar?
Bu unsurlar, failin manevi unsurunun (iç dünyasının) aydınlatılmasında kritik rol oynar. Sürücülük deneyimi, failin riskleri öngörme kapasitesini ve 'neticenin gerçekleşmeyeceğine duyulan güveninin' makul olup olmadığını değerlendirmede önemlidir. Metindeki örnekte, failin 'en fazla bir yıllık ehliyete sahip' olması, onun tehlikeli bir manevranın sonuçlarını doğru bir şekilde hesaplayamayacağını ve 'başarırım' şeklindeki bir güveninin temelsiz olduğunu gösterir, bu da olası kasta yaklaşan bir durumu işaret eder. Benzer şekilde, kullanılan aracın özellikleri (yüksekliği, yol tutuşunun düşük olması) de objektif bir unsurdur. Failin, böyle bir araçla tehlikeli manevralar yapmanın öngörülebilir risklerini bilmesi beklenir. Bu riskleri bilerek eyleme devam etmesi, sonuçları kabullendiği (olası kast) yönündeki karineyi güçlendirir. Aksine, çok deneyimli bir sürücünün, performanslı bir araçla, daha az riskli bir ortamda yaptığı bir hata bilinçli taksir olarak yorumlanmaya daha yakın olabilir.