İHAM, Yasak/Türkiye kararında, başvurucunun eylemlerinin gerçekleştiği 2011-2014 yıllarında FETÖ/PDY'nin 'silahlı terör örgütü' olduğuna dair bir mahkeme kararının bulunmamasının, AİHS m.7 (kanunilik ilkesi) ihlali oluşturmadığına karar vermiştir. Mahkemenin bu konudaki gerekçesini açıklayınız.
İHAM, bu gerekçesini Türk Hukukundaki yerleşik kabule dayandırmıştır. Mahkeme, Türk Hukukunda, bir örgütün silahlı terör örgütü olduğuna dair nihai bir mahkeme kararı olmasa dahi, örgüt yönetici ve üyelerinin bu karardan önceki faaliyetlerinden dolayı cezai sorumluluklarının doğabileceğinin kabul edildiğini belirtmiştir. İHAM'a göre önemli olan, kişinin örgüt içindeki konumu ve eylemlerinin niteliği dikkate alındığında, örgütün yasa dışı amaç ve yöntemlerini bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin ispatlanmasıdır. Yasak/Türkiye davasında Mahkeme, başvurucunun örgütün 'mahrem yapılanması' içinde 'Büyük Bölge Talebe Mesulü' gibi üst bir konumda olmasını, onun örgütün nihai amaçlarını bildiği ve bu amaçlar doğrultusunda hareket ettiği sonucuna varılmasını 'öngörülebilir bir yorum' olarak kabul etmiştir. Bu nedenle, sonradan verilen mahkeme kararının geçmişe dönük olarak uygulanmasını kanunilik ilkesine aykırı bulmamıştır.