TCK m.104'teki 'cinsel ilişki' kavramının dar yorumlanması, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi (TCK m.2) açısından nasıl bir zorunluluk arz etmektedir? Metinde bu konuda yapılan eleştiri ve önerileri tartışınız.
'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi, bir fiilin suç sayılabilmesi için kanunda açıkça tanımlanmış olmasını gerektirir ve kıyas yasağını içerir. TCK m.104'te kanun koyucu, TCK m.102 (cinsel saldırı) ve m.103'ten (çocukların cinsel istismarı) farklı olarak, 'vücuda organ veya sair cisim sokma' gibi daha geniş bir ifade yerine özellikle 'cinsel ilişki' kavramını kullanmıştır. Bu nedenle, kanunun lafzına sadık kalarak bu kavramı, Yargıtay'ın yaptığı gibi dar yorumlamak, kanunilik ilkesinin bir gereğidir. Oral ilişkiyi veya diğer cinsel davranışları bu kapsama dahil etmek, kanunda olmayan bir suçu kıyas yoluyla yaratmak anlamına gelir ve TCK m.2/3'e aykırı olur. Metinde de belirtildiği gibi, bu tür fiillerin de cezalandırılması gerektiği düşünülüyorsa, çözüm yolu genişletici yorum değil, kanun koyucunun TCK m.104'te açık bir kanun değişikliği yapmasıdır.