TCK m.92, organını satan kişi için özel bir 'zorunluluk hali' düzenlemesi getirmiştir. Yargıtay, bir kişinin 'borçlarını ödemek için' böbreğini satmasını bu madde kapsamında nasıl değerlendirmiştir? Yargıtay'ın aradığı 'zorunluluk' şartlarını bir karar ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139876

TCK m.92, organını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önüne alınarak cezada indirim yapılabileceğini veya ceza vermekten vazgeçilebileceğini düzenleyerek özel bir zorunluluk hali yaratmıştır. Ancak Yargıtay bu hükmü dar yorumlamaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin K.2015/8955 sayılı kararında, sanığın 'borçlarını ödemek için' böbreğini satması TCK m.92 kapsamında bir zorunluluk hali olarak kabul edilmemiştir. Mahkeme, bu kararda; 'ekonomik sıkıntısını, hayati önem taşıyan bir organını para karşılığında satmak dışında başka bir yolla giderebilme imkanının bulunması', 'tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantıdan söz edebilme imkanının bulunmaması' ve 'eylemin kişinin bedeni üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlarının aşılması niteliğinde olması' gerekçeleriyle, alelade bir ekonomik sıkıntının bu maddeyi uygulamak için yeterli olmadığına hükmetmiştir. Dolayısıyla, Yargıtay'ın aradığı zorunluluk, kişinin hayati bir tehlikeyi (örneğin çocuğunun ölümcül hastalığının tedavisi) başka hiçbir yolla bertaraf edemeyeceği, son çare olarak bu yola başvurduğu istisnai durumları kapsamaktadır.