TCK m.91/3'e göre organ veya doku ticareti suçunun oluşması için, organın fiilen alınmış veya satılmış olması ve paranın ödenmiş olması şart mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını bir karar üzerinden açıklayınız.
Hayır, suçun oluşması için organın fiilen alınması veya paranın ödenmiş olması şart değildir. TCK m.91/3, 'Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi...' diyerek suçun seçimlik hareketli bir suç olduğunu belirtir. Bu hareketlerden herhangi birinin yapılması (örneğin satılmasına aracılık etme) suçun tamamlanması için yeterlidir. Madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulmasıdır'. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin K.2015/2805 sayılı kararında bu durum açıkça vurgulanmıştır. Kararda, '...suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması, hatta organ veya dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, suçun tamamlandığı gözetilmeksizin sanıklara tayin edilen cezalardan teşebbüs sebebiyle TCK’nın 35/2. maddesi gereğince indirim yapılması' hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur. Bu, anlaşmanın yapılmasıyla suçun tamamlandığını gösterir.