CMK m. 14/1, yabancı ülkede işlenen suçlarda yetki için CMK m. 13'e atıf yapmaktadır. CMK m. 13'te düzenlenen 'suçun işlendiği yerin belli olmaması' halindeki yetki kuralları (yakalanan yer, yerleşim yeri vb.), yabancı ülkede işlenen ancak işlendiği 'ülke' belli olan bir suç için nasıl uygulanır?
CMK m. 14/1'in CMK m. 13'e yaptığı atıf, ilk bakışta bir çelişki gibi görünebilir. Zira CMK m. 13, suçun işlendiği yerin Türkiye sınırları içinde 'belli olmaması' halini düzenlerken, CMK m. 14, suçun yurt dışında işlendiği 'belli' olan durumları kapsar. Ancak Yargıtay ve doktrin, bu atfı, kanun koyucunun bir yetki kuralı belirleme tekniği olarak yorumlamaktadır. Buna göre, suçun yurt dışında işlendiği belli olsa dahi, yetkili Türk mahkemesinin belirlenmesi için CMK m. 13'teki sıralamaya (hiyerarşiye) başvurulur. Bu uygulama şu şekildedir: Yabancı ülkede suç işleyen şüpheli veya sanık; 1) Türkiye'de yakalanmışsa, 'yakalandığı yer' mahkemesi yetkilidir. 2) Yakalanmamışsa, Türkiye'deki 'yerleşim yeri' mahkemesi yetkilidir. 3) Türkiye'de yerleşim yeri de yoksa, Türkiye'de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yani CMK m. 13'teki 'suçun işlendiği yer belli değilse' ifadesi, yurt dışı suçları için 'Türkiye'de suç işlenmediği için' şeklinde anlaşılır ve geri kalan yetki kuralları kıyasen uygulanır. Bu, Türkiye'de bir yetki merkezi oluşturmaya yönelik pratik bir çözümdür. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-14-madde-cmk/)