'Denetimli serbestlik' ile 'adli kontrol' kavramları arasındaki temel fark, bu kurumların ceza muhakemesi ve infaz hukuku süreçlerinin hangi aşamalarında uygulandığına göre nasıl açıklanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139449

Her iki kavram da kişinin denetim altında tutulmasını ifade etse de, uygulama aşamaları ve hukuki nitelikleri tamamen farklıdır. Adli Kontrol (CMK m. 109): Bu, bir 'koruma tedbiri'dir ve ceza muhakemesi sürecinde, yani soruşturma veya kovuşturma aşamalarında, kişi henüz şüpheli veya sanık iken (suçluluğu kesinleşmemişken) uygulanır. Amacı, tutuklamaya alternatif olarak, kişinin kaçmasını veya delilleri karartmasını önlemek, yargılamada hazır bulunmasını sağlamaktır. Adli kontrol, kesinleşmemiş bir dava sürerken uygulanır. Denetimli Serbestlik (5275 sayılı Kanun m. 105/A): Bu, bir 'infaz rejimi'dir. Kişi hakkında verilen hapis cezası mahkeme kararıyla 'kesinleştikten sonra', cezanın infazı aşamasında uygulanır. Amacı, iyi halli hükümlülerin cezalarının son kısmını cezaevi dışında, toplum içinde denetim altında çekmelerini sağlayarak topluma yeniden uyumlarını kolaylaştırmaktır. Denetimli serbestlik, kesinleşmiş bir cezanın infaz biçimidir. Kısacası, adli kontrol yargılama öncesi ve sırasındaki bir tedbir iken, denetimli serbestlik yargılama sonrası ve kesinleşmiş bir cezanın infazı ile ilgili bir kurumdur. Her ikisinin de takibi denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından yapılsa da, hukuki dayanakları ve amaçları tamamen farklıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/adli-kontrol-karari-nedir.html)