Yargıtay HGK'nın 2022/709 E., 2023/1082 K. sayılı kararında, alacağın temlikine dayalı tescil davasında, davacının dayandığı adi yazılı sözleşmeye karşı davalının 'takas' iddiasını tanıkla ispatlayamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu durum, HMK m. 201'deki (senede karşı tanıkla ispat yasağı) kuralın hangi hukuki işlemler için geçerli olduğunu göstermektedir? Hukuki fiiller bu yasağın kapsamında mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139432

Yargıtay HGK'nın ilgili kararı, HMK m. 201'deki senede karşı tanıkla ispat yasağının, bir senedin (yazılı delilin) hükmünü ortadan kaldıran veya azaltan 'hukuki işlemler' için geçerli olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bir sözleşmenin kurulması, değiştirilmesi, sona erdirilmesi veya takas gibi borcu sona erdiren anlaşmalar birer hukuki işlemdir. Somut olayda, noter senedi ile kurulan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin paylaşım hükümlerini değiştiren 'takas' iddiası bir hukuki işlem olduğundan, tanıkla ispatı mümkün görülmemiştir. Ancak bu yasak, 'hukuki fiiller' için geçerli değildir. Hukuki fiiller, hukuki bir sonuç doğuran ancak bu sonucun iradi olmadığı olaylardır (örneğin haksız fiil, sebepsiz zenginleşme). Örneğin, bir senedin hile ile alındığı, zorla imzalatıldığı (iradi fesat) veya senedin altındaki imzanın sahte olduğu gibi iddialar birer hukuki fiil iddiasıdır ve bu iddialar HMK'daki genel ispat kuralları çerçevesinde tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. Dolayısıyla, HGK kararı, HMK m. 201'in uygulama alanının 'hukuki işlemlerle' sınırlı olduğunu teyit etmektedir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/temlik-sozlesmesine-dayali-tescil/)