Kira alacağı ve tahliye talepli bir ilamsız icra takibinde, borçlunun kira sözleşmesini inkâr etmeyip sadece borcun ödendiğini iddia ederek itiraz etmesi durumunda, alacaklının başvuracağı yol itirazın 'kesin' kaldırılması mıdır, yoksa 'geçici' kaldırılması mı? Bu durumda icra mahkemesi neleri inceler? (HGK-K.2021/1670)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139418

Bu durumda alacaklının başvuracağı yol, itirazın 'kesin' kaldırılmasıdır (İİK m. 269/c). İtirazın geçici kaldırılması, sadece takibin dayanağı olan adi senetteki imzanın inkâr edilmesi halinde söz konusu olur. Somut olayda borçlu, kira sözleşmesine ve altındaki imzaya itiraz etmeyip, borcun esasına (ödeme iddiası) ilişkin bir savunma yapmıştır. İİK m. 269/2 uyarınca, borçlunun kira sözleşmesine açıkça itiraz etmemesi, sözleşmenin varlığını ve içeriğini takip hukuku bakımından kabul ettiği anlamına gelir (ikrar etmiş sayılır). Bu nedenle, bu aşamada artık sözleşmenin geçerliliği veya imzanın borçluya ait olup olmadığı tartışılmaz. İcra mahkemesi, incelemesini borçlunun 'ödeme iddiası' ile sınırlar. Borçlu, kira borcunu ödediğini, İİK m. 269/c'de sayılan, noterlikçe re'sen düzenlenmiş veya onaylanmış belgeler ya da alacaklı tarafından ikrar edilmiş belgeler gibi kesin delillerle ispat etmek zorundadır. Borçlu bu nitelikte bir belge sunamazsa, mahkeme itirazın kesin olarak kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/itirazin-kaldirilmasi-davasi.html)