İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini incelerken, alacaklının dilekçesinde 'itirazın iptali' ifadesini kullanmış olmasını nasıl değerlendirmelidir? Bu durum davanın reddini gerektirir mi? (Y12HD-K.2011/9343)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139417

Hayır, bu durum davanın reddini gerektirmez. İcra mahkemesi, bu talebi 'itirazın kaldırılması' olarak nitelendirerek incelemeye devam etmelidir. Bu yaklaşımın temelinde HMK m. 33 (mülga HUMK m. 76) yer alan 'Hâkim, Türk hukukunu re'sen uygular.' ilkesi yatar. Taraflar, hukuki nitelendirmeyi (davanın adını) yanlış yapsalar bile, hakim, tarafların sunduğu maddi vakıalara ve taleplerinin özüne göre doğru hukuki nitelendirmeyi yapmak ve davayı o çerçevede görmekle yükümlüdür. Somut olayda, alacaklı, borçlunun itirazıyla duran bir takibe devam edilmesini istemektedir ve bu talebini icra mahkemesine yöneltmiştir. İcra mahkemesinin görev alanına giren yol 'itirazın kaldırılması'dır. Alacaklının dilekçesinde sehven 'itirazın iptali' (genel mahkemenin görevidir) yazması, talebinin esasını değiştirmez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2011/9343 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, icra mahkemesi, tarafların kullandığı hukuki terimlerle bağlı değildir. Mahkeme, talebin niteliğini ve sunulduğu mercii dikkate alarak, alacaklının aslında İİK m. 68 vd. maddelerine göre 'itirazın kaldırılmasını' istediğini kabul etmeli ve davayı bu minvalde inceleyerek sonuçlandırmalıdır. Talebin yanlış isimlendirilmesi nedeniyle reddedilmesi, aşırı şekilcilik olur ve hak kaybına yol açar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/itirazin-kaldirilmasi-davasi.html)