TCK m. 13/2 uyarınca, maddenin birinci fıkrasında sayılan bazı suçlar (evrensellik ilkesi kapsamındaki suçlar) için Türkiye'de yargılama yapılabilmesi 'Adalet Bakanının talebine' bağlanmıştır. Bu talep şartının hukuki niteliği nedir ve hangi suçlar bu talebin dışındadır?
TCK m. 13/2'de öngörülen Adalet Bakanı talebi, bir 'kovuşturma şartı'dır. Yani, Cumhuriyet savcısının bu suçlarla ilgili bir kamu davası açabilmesi için öncelikle Adalet Bakanı'ndan bu yönde bir talep gelmesi zorunludur. Bu talep olmaksızın açılan bir dava, kovuşturma şartı yokluğu nedeniyle düşme kararı ile sonuçlanır. Bu şartın amacı, uluslararası ilişkiler, devletin dış politikası ve egemenlik hakları gibi hassas konuları ilgilendiren bu tür yargılamalarda, takdir yetkisini siyasi ve hukuki sorumluluğu olan yürütme organına (Adalet Bakanlığı) bırakmaktır. Ancak TCK m. 13/2, bu talep şartına önemli bir istisna getirmiştir. Buna göre, TCK'nın İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü (Devletin Egemenlik Alametlerine Karşı Suçlar), Dördüncü (Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar), Beşinci (Anayasal Düzene Karşı Suçlar), Altıncı (Milli Savunmaya Karşı Suçlar) ve Yedinci (Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk) bölümlerde yer alan suçlar için Adalet Bakanı talebi aranmaz. Bu suçlar, devletin varlığı ve güvenliği ile o kadar yakından ilgilidir ki, kanun koyucu bu suçların takibini hiçbir şarta bağlamamış ve re'sen soruşturulup kovuşturulmasını emretmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-13-diger-suclar.html)