HMK m. 436/1, tahkim yargılaması sonucunda verilen bir hakem kararında bulunması gereken zorunlu unsurları saymaktadır. Bu unsurlardan 'kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi' (md. 436/1-c) unsurunun eksikliği, HMK m. 439'da düzenlenen iptal davası açısından ne gibi bir sonuç doğurur?
HMK m. 436/1-c uyarınca, hakem kararında 'kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi'nin gösterilmesi zorunludur. Bu, adil yargılanma hakkının bir uzantısı olan gerekçeli karar hakkının tahkim yargılamasındaki yansımasıdır. Gerekçesiz bir karar, tarafların kararın hangi hukuki ve fiili temellere dayandığını anlamasını engeller ve karara karşı kanun yoluna başvurma haklarını etkin bir şekilde kullanmalarına mani olur. HMK m. 439/1-ç'de, hakem kararının usule ilişkin hükümlere aykırı olmasının bir iptal sebebi olduğu düzenlenmiştir. HMK m. 436, tahkimin usulüne ilişkin temel bir hükümdür. Dolayısıyla, bir hakem kararında gerekçenin hiç bulunmaması veya son derece yetersiz, göstermelik bir gerekçeye yer verilmesi, HMK m. 436/1-c'nin ve dolayısıyla tahkim usulünün ihlali anlamına gelir. Bu durum, HMK m. 439/1-ç uyarınca hakem kararının iptali için geçerli bir sebep teşkil eder. Yargıtay da kararlarında, gerekçesizliğin veya yetersiz gerekçenin hakem kararının iptali sebebi olduğunu kabul etmektedir. Gerekçe, kararın denetlenebilirliği ve tarafların ikna edilmesi açısından vazgeçilmez bir unsurdur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-436-hakem-kararinin-sekli-icerigi-ve-saklanmasi.html)