Anlaşmalı boşanma davasında (TMK m. 166/3), tarafların hazırladığı protokolün hakim tarafından 'uygun bulunmaması' ne anlama gelir ve bu durumda davanın akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139373

Anlaşmalı boşanma davasında hakimin rolü, tarafların iradelerini noter gibi sadece onaylamak değildir. Hakim, tarafların boşanma ve boşanmanın fer'ileri (mali sonuçlar ve çocukların durumu) üzerindeki anlaşmalarını denetlemekle yükümlüdür. Protokolün 'uygun bulunmaması', hakimin, tarafların yaptığı düzenlemenin kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, genel ahlaka veya özellikle müşterek çocukların üstün yararına aykırı olduğu kanaatine varmasıdır. Örneğin, velayetin çocuğun menfaatine aykırı bir şekilde düzenlenmesi, bir eşin yoksulluk nafakası hakkından feragat etmesinin onu aşırı derecede mağdur edecek olması, mal paylaşımının aşırı derecede orantısız olması gibi durumlarda hakim protokolü uygun bulmayabilir. Bu durumda, davanın akıbeti şöyle olur: Hakim, taraflara, protokolde gördüğü sakıncaları belirterek bunları düzeltmeleri için bir fırsat tanır. Taraflara, çocukların menfaatini veya kamu düzenini gözetecek şekilde yeni bir düzenleme yapmalarını önerebilir. Eğer taraflar, hakimin önerileri doğrultusunda anlaşarak protokolde gerekli değişiklikleri yaparlarsa, hakim anlaşmalı boşanmaya karar verir. Ancak, taraflar yeni bir anlaşmaya varamazlarsa veya değişiklik yapmayı kabul etmezlerse, anlaşmalı boşanmanın şartları oluşmadığı için dava reddedilmez; dava, 'çekişmeli boşanma davası'na dönüşür ve mahkeme genel hükümlere göre (tanık dinleme, delil toplama vb.) yargılamaya devam eder. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/)