İİK m. 134/2'de ihalenin feshini isteyebilecek kişiler 'satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler' olarak sayılmıştır. Kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla taşınmazın mülkiyetini kazanmış ancak bu durumu henüz tapuya tescil ettirmemiş bir kişi, bu madde anlamında 'tapu sicilindeki ilgili' sayılır mı ve ihalenin feshini isteyebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139364

Hayır, bu kişi 'tapu sicilindeki ilgili' sayılmaz ve bu sıfatla ihalenin feshini isteyemez. İİK m. 134/2'de sayılan kişiler tahdidi (sınırlı) olarak yorumlanmaktadır. 'Tapu sicilindeki ilgili' kavramı, hakkı doğrudan tapu sicilinden anlaşılan kişileri (ipotek alacaklısı, intifa hakkı sahibi, haciz alacaklısı vb.) ifade eder. Mülkiyetin mahkeme kararıyla kazanılması, tescilden önce gerçekleşse de (TMK m. 705), bu durum henüz tapu siciline yansımamıştır. Dolayısıyla, bu kişinin hakkı tapu sicilinden anlaşılamaz. Yargıtay uygulamasına göre, bu kişi 'tapu sicilindeki ilgili' tanımına girmez ve İİK m. 134 uyarınca ihalenin feshi (şikayet) yoluna başvuramaz. Ancak bu, haklarının tamamen korumasız olduğu anlamına gelmez. Bu kişi, maddi hukuktan kaynaklanan mülkiyet hakkına dayanarak, genel mahkemelerde, ihale alıcısına karşı 'yolsuz tescilin düzeltilmesi' (TMK m. 1025) gibi bir tapu iptal ve tescil davası açabilir. Kısacası, başvuracağı hukuki yol İİK'daki şikayet yolu değil, TMK'daki ayni hakka dayalı davalardır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/ihalenin-feshi-davasi-nedenleri.html)