Ağır Ceza Mahkemelerinin görevi 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, 'nitelikli hırsızlık' suçu (TCK m. 142) ile 'nitelikli dolandırıcılık' suçu (TCK m. 158) arasında, görevli mahkeme açısından nasıl bir fark vardır? Bu farkın sebebi nedir?
Bu iki suç arasında görevli mahkeme açısından önemli bir fark vardır ve bu farkın sebebi, kanun koyucunun 5235 sayılı Kanun'da yaptığı özel tercihtir. Nitelikli Hırsızlık (TCK m. 142): Bu suç için öngörülen cezaların üst sınırı (m. 142/1 için 7 yıl, m. 142/2 için 10 yıl gibi) on yılı aşmadığı ve 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde ismen sayılan suçlar arasında yer almadığı için, nitelikli hırsızlık suçlarına bakmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi'dir. Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158): Bu suç için öngörülen ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir. Ceza miktarı tek başına Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girmesini gerektirmez. Ancak, 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi, 'nitelikli dolandırıcılık' suçunu, ceza miktarına bakılmaksızın, ismen sayarak doğrudan Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına dahil etmiştir. Farkın Sebebi: Bu fark, tamamen kanun koyucunun ceza siyaseti tercihidir. Kanun koyucu, nitelikli dolandırıcılık suçlarının toplumsal etkisini, işleniş biçiminin karmaşıklığını ve kamu güvenine verdiği zararı daha ağır olarak değerlendirmiş ve bu suçların daha tecrübeli ve heyet halinde karar veren Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından görülmesini uygun bulmuştur. Nitelikli hırsızlıkta ise böyle bir özel görevlendirme yapmamıştır. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/ceza-hukuku/agir-ceza-mahkemesinin-gorev-alanina-giren-suclar/)