CMK m. 7 uyarınca görevsiz mahkemece yapılan işlemlerin hükümsüzlüğü kuralı, 'doğrudan doğruyalık' (vasıtasızlık) ilkesiyle nasıl bir ilişki içindedir? Yargıtay'ın, görevli mahkemenin tanıkları yeniden dinlemesini zorunlu görmesinin temelindeki ilkesel dayanak nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139358

CMK m. 7'deki hükümsüzlük kuralı ile 'doğrudan doğruyalık' ilkesi arasında sıkı bir bağ vardır. Doğrudan doğruyalık ilkesi, hükmü verecek olan hakimin, delillerle (tanık, sanık, bilirkişi, keşif mahalli vb.) arada başka bir vasıta olmadan, doğrudan doğruya temas kurmasını gerektirir. Hakim, tanığın beyanını bir tutanaktan okumak yerine, onu bizzat dinlemeli, tavırlarını, jest ve mimiklerini gözlemlemeli, ona doğrudan soru sorabilmeli ve bu şekilde delili serbestçe takdir ederek bir vicdani kanaat oluşturmalıdır. Görevsiz mahkemece dinlenen bir tanığın ifadesini içeren tutanak, görevli hakim için 'dolaylı' bir delil niteliğindedir. Yargıtay'ın, görevli mahkemenin tanıkları yeniden dinlemesini zorunlu görmesinin temelindeki ilkesel dayanak da budur. Görevli mahkeme, hükmünü ancak kendi huzurunda, doğrudan doğruyalık ilkesine uygun olarak topladığı ve tartıştığı delillere dayandırabilir. Görevsiz mahkemenin yaptığı ve yenilenmesi mümkün olan işlemler (tanık dinleme gibi) bu ilkeyi ihlal ettiği için CMK m. 7 uyarınca hükümsüz sayılır ve görevli mahkeme tarafından tekrarlanması istenir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-7-gorevli-olmayan-hakim-veya-mahkemenin-islemleri.html)