Boşanma davası ile mal paylaşımı davası arasındaki ilişkiyi, özellikle dava açma zamanı ve hukuki süreçleri açısından açıklayınız. 01.01.2002 tarihinin bu rejimdeki önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139353

Boşanma davası ile mal paylaşımı (katılma alacağı) davası, birbirinden bağımsız ancak birbiriyle sıkı sıkıya ilişkili iki ayrı davadır. İlişkileri şöyledir: Hukuki Süreç: Boşanma davası, evlilik birliğini sona erdirmeyi amaçlar ve Aile Mahkemesi'nde görülür. Mal paylaşımı davası ise, evlilik birliği içinde edinilen malların tasfiyesini amaçlar ve bu dava da Aile Mahkemesi'nde görülür. Birlikte Açılabileceği Gibi Ayrı da Açılabilirler: Taraflar, boşanma davası ile birlikte mal paylaşımını da talep edebilirler. Ancak genellikle, mal paylaşımı davası, boşanma davasından ayrı olarak açılır. Dava Açma Zamanı ve Şartı: Mal paylaşımı davasının görülebilmesi için öncelikle bir boşanma davasının açılmış olması gerekir. Mal paylaşımı talebi, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra karara bağlanabilir. Yani, mahkeme boşanmaya karar vermezse, mal paylaşımı davası da konusuz kalır. Mal paylaşımı davası için zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıldır. 01.01.2002 Tarihinin Önemi: Bu tarih, yasal mal rejiminin değiştiği tarihtir. Bu tarihten önce yasal mal rejimi 'mal ayrılığı' idi. Yani, kimin adına kayıtlı ise mal onundur prensibi geçerliydi. 01.01.2002'de yürürlüğe giren yeni Medeni Kanun ile yasal mal rejimi 'edinilmiş mallara katılma rejimi' olmuştur. Bu rejime göre, evlilik birliği içinde 'edinilmiş' olan mallar (çalışmanın karşılığı olan edinimler), kimin adına kayıtlı olursa olsun, boşanma halinde eşler arasında yarı yarıya paylaşılır. Bu nedenle, bir mal paylaşımı davasında, 01.01.2002 öncesi ve sonrası edinilen mallar farklı rejimlere göre tasfiye edilir. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/)