TCK m. 67/1'de dava zamanaşımını durduran haller sayılmıştır. HAGB sonrası denetim süresinde işlenen ikinci suçla ilgili yargılamanın, ilk mahkeme açısından 'başka bir mercide çözülmesi gereken mesele' olarak kabul edilmesinin önündeki en büyük engel olarak Yargıtay'ın ileri sürdüğü argüman nedir? Bu argümana karşı nasıl bir sav geliştirilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139344

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, ikinci suçla ilgili yargılamayı 'bekletici mesele' olarak kabul etmemesinin temelindeki argüman, bunun kanunda açıkça yazmaması ve böyle bir kabulün 'kıyasa varan genişletici yorum' olacağı, ceza hukukunda ise kıyasın sanık aleyhine uygulanamayacağı düşüncesidir. Yani, TCK m. 67/1'deki '...diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu haller' ifadesinin, HAGB sonrası durumu kapsayacak şekilde yorumlanmasının, kanunilik ilkesini zorlayacağı kabul edilmektedir. Bu argümana karşı geliştirilebilecek sav ise şudur: TCK m. 67/1'deki '...diğer bir mercide çözülmesi gereken mesele' kavramının içeriği kanunda tanımlanmamıştır, bu nedenle bu kavramın yorumlanması gerekmektedir. HAGB'yi veren mahkemenin hükmü açıklama yetkisi, sanığın denetim süresinde 'kasten bir suç' işlediğinin 'hukuken kesin olarak tespit edilmesine' bağlıdır. Bu hukuki tespit, ancak ikinci suçu yargılayan mahkemenin vereceği kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı ile mümkündür. Dolayısıyla, ilk mahkemenin kovuşturmaya devam edebilmesi, objektif olarak başka bir mahkemenin kararının sonucuna bağlıdır. Bu durum, TCK m. 67/1'deki tanıma birebir uymaktadır. Bunu 'kıyas' olarak değil, kanun hükmünün lafzı ve ruhuna uygun bir 'yorum' olarak kabul etmek mümkündür. Zira burada sanık aleyhine bir durum yaratılmamakta, sadece HAGB kurumunun işlerliğinin ve suçun cezasız kalmamasının sağlanması amaçlanmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hagbde-dava-zamanasimi/)