Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 18.05.2021 tarihli kararının karşı oyunda, HAGB sonrası ikinci suçun işlenmesi halinde ilk suçun zamanaşımının ikinci suçun 'işlendiği tarihte' başlatılmasının 'eşitlik ilkesini' ihlal ettiği savunulmuştur. Bu argümanın temelini, denetim süresinde 'yükümlülüğe aykırı davranan' ile 'yeni suç işleyen' faillerin durumlarını karşılaştırarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139343

Karşı oydaki 'eşitlik ilkesi' ihlali argümanı, denetim süresini ihlal eden iki farklı fail tipinin, zamanaşımı açısından adil olmayan bir şekilde farklı muamele görmesine dayanmaktadır. İki durumu karşılaştıralım: 1) Yükümlülüğe Aykırı Davranan Fail: CMK m. 231 uyarınca kendisine belirli bir yükümlülük (örneğin, belirli yerlere gitmemek) yüklenen ve bu yükümlülüğe aykırı davranan sanık hakkında, denetimli serbestlik müdürlüğü derhal mahkemeye bildirimde bulunur. Mahkeme, bu bildirim üzerine hemen duruşma açarak hükmü açıklayabilir. Bu süreçte, zamanaşımı açısından kaybedilen veya riskli bir bekleme süresi yoktur. 2) Yeni Suç İşleyen Fail: Denetim süresinde kasten yeni bir suç işleyen fail hakkında ise, HAGB'yi veren mahkeme hükmü açıklamak için 'ikinci suçtan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesini' beklemek zorundadır. Yargıtay'ın çoğunluk görüşüne göre, bu uzun bekleme süresine rağmen, ilk suçun zamanaşımı ikinci suçun 'işlendiği tarihte' işlemeye başlar. Karşı oya göre bu durum bir eşitsizlik yaratır. Çünkü daha ağır bir ihlalde bulunan (yeni suç işleyen) fail, ikinci davanın uzun sürmesinden faydalanarak ilk suçun zamanaşımına uğraması gibi bir avantaja sahip olurken, daha hafif bir ihlalde bulunan (yükümlülüğe uymayan) fail böyle bir avantajdan yararlanamamaktadır. Bu durum, 'daha ağır ihlalin daha lehe sonuç doğurması' gibi adalet duygusunu zedeleyen bir sonuç ortaya çıkarmakta ve bu nedenle eşitlik ilkesine (Anayasa m. 10) aykırı bulunmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hagbde-dava-zamanasimi/)