Ev sahibinin, ihtiyacı olduğu iddiasıyla tahliye ettirdiği konutu, üç yıl geçmeden haklı bir sebep olmaksızın başkasına kiraya vermesi halinde eski kiracıya ödeyeceği tazminat (TBK m. 355), 'son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere' şeklinde belirlenmiştir. Bu ifadedeki 'az olmamak üzere' ibaresi, hakime tazminat miktarını belirlemede nasıl bir takdir yetkisi vermektedir?
TBK m. 355'teki 'az olmamak üzere' ibaresi, kanun koyucunun tazminat için bir asgari (minimum) sınır belirlediğini, ancak bir tavan (maksimum) sınır koymadığını gösterir. Bu durum, hakime geniş bir takdir yetkisi vermektedir. Hakim, tazminat miktarını belirlerken, asgari sınır olan 'eski kiracının son kira yılında ödediği toplam kira bedeli'ni (örneğin son ay kirası 5.000 TL ise, 5.000 x 12 = 60.000 TL) esas alacaktır. Ancak, somut olayın koşullarına göre bu miktarın üzerinde bir tazminata da hükmedebilir. Hakimin takdir yetkisini kullanırken dikkate alacağı unsurlar şunlar olabilir: - Ev sahibinin kötü niyetinin yoğunluğu (örneğin, kiracıyı tahliye eder etmez çok daha yüksek bir bedelle kiraya vermesi). - Eski kiracının tahliye nedeniyle uğradığı somut zararlar (yeni ev bulma masrafları, daha yüksek kira ödemek zorunda kalması, taşınma masrafları vb.). - Bölgedeki emsal kira bedelleri. - Hakkaniyet ve adalet ilkeleri. Dolayısıyla, 'bir yıllık kira bedeli' bir ceza-i şart veya maktu bir tazminat değil, hakimin bunun altına inemeyeceği bir taban miktardır. Hakim, eski kiracının uğradığı zararın daha fazla olduğunu tespit ederse, bu taban miktarı aşan bir tazminata karar verebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ev-sahibi-kendim-oturacagim-diye-kiraciyi-cikarabilir-mi/)