Mağdurun rızasıyla daha önce kendi Facebook hesabında yayınladığı, kamuya açık alanda ve günlük kıyafetlerle çekilmiş bir fotoğrafının, sanık tarafından alınıp mağdurun eşine e-posta ile gönderilmesi eylemi, TCK m. 134/2 (özel hayatın gizliliğini ifşa) suçunu oluşturur mu? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/3122 K. sayılı kararının bu konudaki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139333

Hayır, oluşturmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/3122 K. sayılı kararında, sanığın bu eylemi nedeniyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraatına karar verilmesini isabetli bulmuştur. Bunun temel gerekçesi, ifşa edildiği iddia edilen fotoğrafın 'özel hayatın gizli alanı'na dahil bir görüntü olmamasıdır. TCK m. 134/2'nin koruduğu hukuki değer, kişinin mahrem yaşam alanıdır. Bir görüntünün bu kapsama girebilmesi için, kişinin başkalarının görmesini ve bilmesini istemediği, özel bir nitelik taşıması gerekir. Somut olayda fotoğraf, 1) Mağdurun kendi rızasıyla daha önce kamuya açık bir platform olan Facebook'ta yayınlanmıştır. Bu durum, fotoğrafın gizli niteliğini ortadan kaldırır. 2) Fotoğraf, kamuya açık bir alanda ve günlük kıyafetlerle çekilmiştir; mahremiyet içeren bir görüntü değildir. Bu nedenlerle, zaten alenileşmiş ve özel olmayan bir görüntünün başkasına (mağdurun eşine) gönderilmesi, TCK m. 134/2'deki suçun unsurlarını oluşturmaz. Sanığın eylemi, eğer şartları varsa, şantaj veya tehdit gibi başka suçlar açısından değerlendirilebilir, ancak özel hayatın gizliliğini ifşa suçu bu olayda oluşmamıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/internetten-sosyal-medyadan-ozel-hayatin-gizliligini-ihlal-ifsa-sucu.html)