İhalenin feshi davası dilekçesinde ileri sürülmeyen bir fesih nedeni, daha sonra istinaf veya temyiz aşamasında ileri sürülebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki usul hukuku yaklaşımını açıklayınız. (Y12HD-K.2021/7785)
Hayır, ileri sürülemez. İhalenin feshi istemi, HMK anlamında bir dava değil, İİK'da düzenlenen özel bir şikayet yoludur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn. Y12HD-K.2021/7785), ihalenin feshi talebinde bulunan taraf, fesih nedenlerini dava dilekçesinde (veya şikayet dilekçesinde) açıkça ve somut olarak belirtmek zorundadır. Dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bir usulsüzlük veya fesih sebebi, daha sonra yargılamanın ilerleyen aşamalarında, özellikle de istinaf veya temyiz kanun yollarında ilk defa ileri sürülemez. Bu kural, 'iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı' (HMK m. 141) ilkesinin ihalenin feshi yargılamasındaki bir yansımasıdır. Mahkeme ve karşı taraf, incelemelerini ve savunmalarını dilekçede belirtilen iddialarla sınırlı olarak yapar. Sonradan yeni bir iddia ortaya atılması, savunma hakkını kısıtlar ve yargılamanın uzamasına neden olur. Ancak, ihalenin feshi nedenlerinden bazıları 'kamu düzenine' ilişkin ise (örneğin, ihalenin muhammen bedelin %50'sini ve masrafları karşılamaması gibi), bu tür nedenler tarafça ileri sürülmese bile mahkemece re'sen dikkate alınabilir. Fakat satış ilanı tebliğindeki usulsüzlük gibi tarafların menfaatini ilgilendiren iddialar, süresinde ileri sürülmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/ihalenin-feshi-davasi-nedenleri.html)