Çekişmeli bir boşanma davasında, davacı ve davalı tarafların duruşmalara katılma zorunluluğu, kendilerini bir vekil (avukat) ile temsil ettirip ettirmemelerine göre nasıl farklılık gösterir? Davacının duruşmaya katılmamasının usuli sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139312

Çekişmeli boşanma davalarında duruşmaya katılım zorunluluğu, tarafların vekil ile temsil edilip edilmemesine göre değişir: Vekil ile Temsil Edilme Durumunda: Eğer taraflar (davacı ve/veya davalı) kendilerini bir avukat ile temsil ettiriyorlarsa, duruşmalara bizzat katılma zorunlulukları yoktur. Vekil, taraf adına tüm usuli işlemleri takip eder ve beyanda bulunur. Tarafların yokluğu, davanın seyrini olumsuz etkilemez. Vekil ile Temsil Edilmeme Durumunda: Davacı: Eğer davacının vekili yoksa, HMK uyarınca davasını takip etmekle yükümlüdür. Davacının, usulüne uygun olarak davet edildiği duruşmalara mazeretsiz olarak katılmaması halinde, davalının da davayı takip etmeyeceğini bildirmesiyle, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir (HMK m. 150). İşlemden kaldırılan dosya, 3 ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır. Bu nedenle, vekili olmayan davacının duruşmalara katılması yasal bir zorunluluktur. Davalı: Davalının vekili yoksa, duruşmalara katılma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, duruşmaya katılmaması, aleyhindeki iddiaları ve delilleri çürütme, kendi delillerini sunma ve savunma hakkından feragat ettiği anlamına gelir (yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edememe). Bu durum, davanın kendi aleyhine sonuçlanma riskini ciddi şekilde artırır. Bu nedenle, katılmasa da hukuken zorunlu olmamakla birlikte, hak kaybı yaşamaması için katılması veya vekille temsil edilmesi önemlidir. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/)