TMK m. 161'e göre, zina nedenine dayalı boşanma davası açma hakkı, 'zinayı öğrenmesinden itibaren 6 ay' ve 'her halde zina eyleminin üzerinden 5 yıl' geçmekle düşer. Bu sürelerin hukuki niteliği nedir ve sürelerin başlangıcı nasıl tespit edilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139311

TMK m. 161'de belirtilen 6 aylık ve 5 yıllık süreler, 'hak düşürücü süreler'dir. Bu süreler, zamanaşımı sürelerinden farklı olarak, hakim tarafından davanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır ve durma veya kesilme gibi kurumlara tabi değildirler. Sürelerin başlangıcı şöyledir: 1) 6 Aylık Süre: Bu, nispi (sübjektif) bir hak düşürücü süredir. Dava açma hakkı olan eşin, sadece zina eyleminin varlığını değil, aynı zamanda bu eylemi gerçekleştiren kişinin kim olduğunu da öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Öğrenme, tam ve güvenilir bir bilgiye dayanmalıdır; dedikodu veya şüphe yeterli değildir. 2) 5 Yıllık Süre: Bu, mutlak (objektif) bir hak düşürücü süredir. Dava hakkı olan eşin zinayı öğrenip öğrenmediğine bakılmaksızın, zina eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu sürenin amacı, evlilik birliğini sürekli bir dava tehdidi altında bırakmamaktır. Dolayısıyla, eş, zinayı olaydan 6 yıl sonra öğrenmiş olsa bile, 5 yıllık mutlak süre dolduğu için artık bu sebebe dayanarak boşanma davası açamaz. Dava açılabilmesi için her iki sürenin de aşılmamış olması gerekir. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/)