İtirazın kaldırılması davasında (İİK m. 68, 68/a), 'esasa ilişkin nedenlerle ret' kararı ile 'usule ilişkin nedenlerle ret' kararı arasında, alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi (İİK m. 68/7) açısından ne fark vardır? Takibin İİK m. 68'deki belgelere dayanmaması nedeniyle verilen bir ret kararı, tazminat gerektirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139307

Hayır, tazminat gerektirmez. İİK m. 68/7, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın kaldırılması talebinin 'esasa ilişkin nedenlerle' reddedilmesi gerektiğini açıkça belirtir. 'Esasa ilişkin nedenler', borçlunun borçlu olmadığını veya borcun muaccel olmadığını kanıtlaması gibi, borcun esasına yönelik savunmalarının mahkemece kabul edilmesidir. Örneğin, borçlunun geçerli bir ödeme belgesi sunması ve mahkemenin bu nedenle talebi reddetmesi, esasa ilişkin bir ret kararıdır ve alacaklı tazminata mahkum edilebilir. Buna karşılık, alacaklının itirazın kaldırılması talebinin, dayandığı belgenin İİK m. 68'de sayılan nitelikleri (imzası ikrar edilmiş veya noter onaylı borç ikrarı içeren senet vb.) taşımaması nedeniyle reddedilmesi, bir 'usule ilişkin ret' kararıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/20790 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme burada borcun var olup olmadığını değil, alacaklının seçtiği hukuki yolun (itirazın kaldırılması) şartlarının oluşup oluşmadığını incelemiştir. Bu tür bir usuli ret, alacağın esası hakkında bir yargı içermediğinden, alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini gerektirmez. Alacaklı, bu ret kararına rağmen genel mahkemede itirazın iptali davası açarak alacağını takip edebilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/itirazin-kaldirilmasi-davasi.html)