Bir ev sahibinin, kiradaki konutunun bulunduğu şehirde olmamasına rağmen, aynı şehirde başka bir konutu daha bulunmaktadır. Ev sahibi, kiracının oturduğu konuta 'kendisi yerleşeceği' iddiasıyla ihtiyaç nedeniyle tahliye davası (TBK m. 350) açabilir mi? Yargıtay, 'ihtiyacın samimiyeti' kriterini bu tür durumlarda nasıl değerlendirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139302

Yargıtay, ihtiyaç iddiasına dayalı tahliye davalarında 'ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması' kriterini sıkı bir şekilde uygulamaktadır. Ev sahibinin, kiracının oturduğu konutla aynı şehirde, kullanıma elverişli, boş ve kendisine ait başka bir konutunun bulunması, kural olarak ihtiyaç iddiasının samimi olmadığına dair güçlü bir karine teşkil eder. Zira ev sahibi, boş olan diğer konutunu kullanarak ihtiyacını giderebilecekken, kiracıyı tahliye etmeye çalışması dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Ancak bu karine mutlak değildir. Ev sahibi, diğer konutun neden ihtiyacını karşılamaya elverişli olmadığını somut gerekçelerle ispatlarsa dava kabul edilebilir. Örneğin, diğer konutun sağlık durumu için uygun olmaması (asansörsüz ve üst katta olması), işyerine çok uzak olması, daha küçük olması ve aile bireyleri için yetersiz kalması gibi haklı nedenler ileri sürülebilir. Eğer ev sahibinin diğer konutu başka bir şehirde ise, bu durum ihtiyacın samimiyetini tek başına ortadan kaldırmaz. Önemli olan, tahliyesi istenen konutun bulunduğu yerde oturma ihtiyacının samimi ve zorunlu olmasıdır. Ancak, başka şehirde oturan kiraya verenin, tayin, yeni bir işe başlama gibi somut bir gerekçe olmaksızın sadece 'oraya yerleşeceğim' demesi ve bu yönde esaslı bir girişimde bulunmaması, Yargıtay tarafından ihtiyacın henüz doğmadığı ve samimi olmadığı şeklinde yorumlanarak davanın reddine neden olabilmektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ev-sahibi-kendim-oturacagim-diye-kiraciyi-cikarabilir-mi/)