TCK m. 134/2'de düzenlenen 'özel hayatın gizliliğini ifşa' suçu ile TCK m. 226/3'te düzenlenen 'müstehcen görüntüleri depolamak/bulundurmak' suçu, failin yaşı küçük bir mağdura ait müstehcen görüntüleri elde etmesi ve depolaması durumunda nasıl bir içtima ilişkisi içinde olur? Bu durumda hangi suçtan ceza verilmelidir?
Failin, yaşı küçük bir mağdura ait müstehcen görüntüleri, örneğin onun sosyal medya hesabına girerek ele geçirmesi ve kendi bilgisayarına depolaması eylemi, hem TCK m. 134 (özel hayatın gizliliğini ihlal) hem de TCK m. 226/3 (müstehcenlik) kapsamına giren bir fiildir. Bu durumda, tek bir fiil ile kanunun birden fazla farklı hükmü ihlal edildiği için, TCK m. 44'te düzenlenen 'fikri içtima' kuralı uygulanır. Fikri içtima kuralına göre, işlenen bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/5904 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu iki suç karşılaştırıldığında, TCK m. 226/3'te düzenlenen ve çocukların kullanıldığı müstehcen ürünleri depolama/bulundurma suçunun cezası, TCK m. 134'teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezasından daha ağırdır. Bu nedenle, fail hakkında fikri içtima kuralları gereğince sadece daha ağır olan TCK m. 226/3'ten ceza verilmeli, ayrıca TCK m. 134'ten ceza verilmemelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/internetten-sosyal-medyadan-ozel-hayatin-gizliligini-ihlal-ifsa-sucu.html)