Soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen bir adli kontrol kararı, iddianamenin kabulü ile başlayan kovuşturma aşamasında hukuken hangi statüdedir? Mahkemenin tensip zaptında bu konuda bir karar almaması, adli kontrolün devam ettiği anlamına gelir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139278

Soruşturma aşamasında verilen adli kontrol kararı, kovuşturma aşamasında kendiliğinden devam etmez. Soruşturma aşaması, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle sona erer. Bu andan itibaren dosyanın ve sanığın sorumluluğu kovuşturmayı yürütecek olan mahkemeye geçer. Dolayısıyla, soruşturma merci (Sulh Ceza Hakimliği) tarafından verilmiş olan bir koruma tedbiri olan adli kontrol kararının hukuki geçerliliği de bu aşama ile sınırlıdır. Kovuşturma aşamasında adli kontrol tedbirinin devam edip etmeyeceğine, davaya bakmakla görevli mahkemenin (Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemesi) karar vermesi gerekir. Uygulamada mahkemeler, genellikle iddianameyi kabul ettikten sonra düzenledikleri 'tensip zaptı' ile sanığın mevcut hukuki durumunu (tutukluluk, adli kontrol vb.) yeniden değerlendirir ve tedbirin devamı, kaldırılması veya değiştirilmesi yönünde bir karar alırlar. Eğer mahkeme, tensip zaptında adli kontrolün devamına dair açık bir karar almazsa, teorik olarak soruşturma aşamasında verilen adli kontrol kararının kalkmış olması gerekir. Ancak uygulamada, mahkemeler tarafından açıkça bir kaldırma kararı verilmediği sürece, ilgili denetimli serbestlik müdürlükleri ve kolluk birimleri tedbiri uygulamaya devam etme eğilimindedir. Bu nedenle, hukuki bir belirsizlik yaşamamak adına, mahkemeden bu konuda açık bir karar verilmesinin talep edilmesi önem arz eder. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/adli-kontrol-karari-nedir.html)