TMK m. 163'te düzenlenen boşanma sebeplerinden olan 'küçük düşürücü suç işleme' ile 'haysiyetsiz hayat sürme' arasındaki temel farklar nelerdir? Her iki sebebe dayanarak boşanma davası açılabilmesi için aranan ortak koşul nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139276

Her ikisi de TMK m. 163'te düzenlenen, kusura dayalı, özel ve nispi boşanma sebepleridir. Aralarındaki temel farklar şunlardır: 1) Eylemin Niteliği: 'Küçük düşürücü suç işleme', ceza kanunu anlamında suç teşkil eden ve toplumun ahlak anlayışına göre yüz kızartıcı, utanç verici sayılan tek bir fiildir (örneğin hırsızlık, cinsel saldırı). 'Haysiyetsiz hayat sürme' ise, tek bir eylemden ziyade, süreklilik arz eden bir yaşam tarzını ifade eder. Toplumun genel ahlak ve onur anlayışıyla bağdaşmayan, devamlılık gösteren davranışlar bu kapsama girer (örneğin kumarbazlık, ayyaşlık, sürekli olarak başkalarıyla ahlaka aykırı ilişkiler yaşama). 2) Süreklilik: Küçük düşürücü suç işlemede tek bir fiil yeterliyken, haysiyetsiz hayat sürmede davranışın bir yaşam biçimi haline gelmesi, yani 'süreklilik' arz etmesi gerekir. Bir defalık bir davranış haysiyetsiz hayat sürme sayılmaz. Aranan Ortak Koşul: Her iki sebebe dayanılarak boşanma kararı verilebilmesi için, bu eylemlerin varlığı tek başına yeterli değildir. Kanun metninde açıkça belirtildiği üzere, bu suçun işlenmesi veya bu hayatın sürülmesi nedeniyle 'diğer eş için onunla birlikte yaşaması ondan beklenemez hale gelmiş' olmalıdır. Bu, 'ortak hayatın çekilmezliği' koşuludur ve nispi bir boşanma sebebi olmalarının bir sonucudur. Hakim, her somut olayda, işlenen suçun veya sürülen hayatın diğer eş üzerindeki etkisini değerlendirerek ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediğini takdir edecektir. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/bosanma-davasi/)