TCK m. 160'a göre 'kaybolmuş eşya'nın unsurlarını ve 'unutulmuş eşya'dan farkını açıklayınız. Yargıtay'ın sinema, otobüs gibi yerlerde unutulan eşyaları hırsızlık kapsamında değerlendirmesinin hukuki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #139274

TCK m. 160 anlamında 'kaybolmuş eşya', malikinin yerini bilmediği ve egemenlik alanından çıkması nedeniyle üzerinde tasarruf olanağının kalmadığı eşyadır. Bu tanımda iki unsur bir aradadır: 1) Objektif Unsur: Eşyanın malikin egemenlik (hakimiyet) alanından çıkmış olması. 2) Sübjektif Unsur: Malikin eşyanın yerini bilmemesi. 'Unutulmuş eşya' ise, malikin kısa bir süre önce bıraktığı ve yerini sınırlanabilir bir şekilde bildiği, dolayısıyla henüz egemenlik alanından tam olarak çıkmamış eşyadır. Yargıtay, sinema, otobüs, kafe gibi belirli ve sınırlı mekanlarda unutulan eşyaların, malikin kısa bir süre sonra geri dönüp alabileceği varsayımıyla, hala onun 'zilyetlik ve egemenlik alanı' içinde olduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle, bu tür bir unutulmuş eşyayı bulunduğu yerden alarak sahiplenmek, malikin zilyetliğine son vermek anlamına geldiği için TCK m. 160'taki suçu değil, hırsızlık suçunu (TCK m. 141 vd.) oluşturur. Hukuki gerekçe, malikin eşya üzerindeki fiili hakimiyet bağının henüz tamamen kopmamış olmasıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../kaybolmus-veya-hata-sonucu-ele-gecmis-esya-uzerinde-tasarruf-sucu-cezasi.html)